Büyük Menderes Deltası

menderesdeltasiBu delta, irili ufaklı lagünlerin, tuzcul bataklıkların ve çamur düzlüklerinin olduğu, ülkemizin en gözde sulak alanlarından birisidir.

Bu alan, içerdiği biyolojik çeşitlilikten, nesli tükenmek üzere olan canlılardan ve endemik türlerden dolayı uluslararası öneme sahiptir ve uluslararası düzeyde önem taşıyan Ramsar, Bern ve Rio sözleşmeleri ile Barselona konvansiyonu ile koruma altına alınmıştır.

Ülkemizde koruma altına alınmışlığın en önemli göstergesi olan, birinci derece doğal sit alanı ilan edilmiş olması, bu sahasının barındırdığı biyolojik serveti ve bunun değerini gözler önüne sermektedir.

Bu alan aynı zamanda bir çok kuş türüne de ev sahipliği yapmaktadır ayrıca deltadaki lagün göllerinde, başta kefal türleri olmak üzere çok sayıda balık ve deniz canlısı bulunmaktadır.

Günümüzde güncel delta alanında üç lagün grubu vardır. Bunlardan kuzeyde olanı Dil gölü (eski adı Karine lagünü) en büyük lagündür. Bu lagün, 100-150 m genişlikteki genç kıyı kordonlarıyla, denizden ayrılır. Bu lagüne Dilek dağından akarsularla gelen tatlı suların dolması, Lagünün suyunu denize oranla daha az tuzlu yapmıştır. Bu lagün halen dalyan olarak kullanılmaktadır.

Dil gölü lagününün güneyinde, yeni delta kıyısının orta kesiminde, yeni ve eski menderes ağızları arasındaki kısımda, daha küçük boyutlu ve parçalı bir görünüm arz eden lagünler bulunmaktadır. Bunlar kıyı kordonlarının arkasında oluşmuşlardır.

Bu lagünlerin başlıcaları, Arapça dalyanı, Tuzla gölü, Mavi göl, Kokar göl, Koca göl ve Bölme göl olarak sıralayabiliriz. Bunlar, Büyük menderes nehrinin 19. ve 20. yüzyılda getirdiği alüvyonların birikmesi ve denizden gelen dalgaların oluşturduğu kıyı okları ve  kordonlarının denizin önünde bir set oluşturması neticesinde meydana gelmişlerdir.

menderes-deltasi2menderes-deltasi3